kahve etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kahve etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Kahveli Kurabiye / Papatya Prenses / Yarışma






Kahve tiryakisi biri için kahvenin yanına kurabiyeler her daim makbul atıştırmalıktır :)
 Çikolata zaten vazgeçilmez :))

Kahve gibi muhteşem bir nimeti içmek yerine kurabiyeye koyarak başka bir güzellik yapmak isterseniz bu tarif size göre..Netten birçok yemek ve kurabiye tarifleri alıyorum ama yemek bloklarını takip ettiğim söylenemez..Takibinde olduğum tek blog  papatyaprenses.com

Sahibi çok şeker mi şeker Papatya ablam..Sanal ortamda tanıdığım ve
 çok sevdiğim nadir insanlardan..

Şimdilerde facebook sayfasında bir yarışma yapıyor..Sitedeki kurabiye tariflerinden herhangi birini yapıp yarışmaya katılabiliyorsunuz..Kurabiye zaten yapıyorum katılmak içinde söz vermiştim..Türk kahveli kurabiyelerden daha önce yine yapmıştım bir kez daha yaptım..
Yarışma bahane kahveler şahane demesem olmaz :)


Yarışma detayları için buraya , Papatya Prenses Facebook sayfası için buraya, benim yaptığım kurabiye tarifi içinde buraya bakabilirsiniz..

Yarışma 16 Aralık Cuma akşamı sona eriyor..

Bende elma suyu eşliğinde sade türk kahvemi içiyorum şimdi..
Denemenizi tavsiye ederim çok güzel oluyor..
Herkese sevgiler..



Leylâ ile Mecnûn Kalbin Şehrâyini



Esselamü Aleyküm ..

Okuduğum kitaplar hususunda blogumda daha çok yer verme niyetiyle " Yusuf ile Züleyha " demişken Nusret ÖZCAN'dan " Leylâ ile Mecnûn Kalbin Şehrâyini
kitabı ile devam etmek istiyorum..

Okuduğum dedim ama aslında ben bu kitabı radyoda Arkası Yarın programında dinledim ve varlığından o zaman haberdar oldum..
İki yıl önce haziran ayındaydı..Sabah saatlerinde işe giderken Radyo 15'te 'Arkası Yarın' programında dinlemiştim..Radyolardan bu tür arkası yarın programlarından bir çok kitabı takip edip dinlemiştim...Kitap okumak kadar dinlemekte keyifli..
Yanı sıra radyo tiyatroları da çok güzel..

Gerçi altına çizmek istediniz cümlelerin altını çizememek yada bilmediğimiz kelimeyi sıcağı sıcağına anlamını öğrenememek kötü ama okuyucunun etkileyici şekilde tonlamalarla okuması ve hikayenin güzelliği dinlenebilir kılıyor..

Dinlerken kitabı okumuş gibi olmama rağmen kütüphanemde yerini aldı..Tekrar tekrar okundu...

Kitaba başlarken Nusret ÖZCAN ön sözünde " gündüze pek düşmedi bu yazmalardan " diyor..Bende geceleri okumayı seviyorum becerebiliyor muyum bilmiyorum ama yazmayı da..Gecenin büyüsü başka bence..
Gündüz pek kitap okuyamam, yenileri basılıyorken o günü gazetesini okurum mesela..Öğrenciyken de öyleydi..Gece ders çalışırdım..

Şimdi konumuz Leylâ ile Mecnûn..Doğunun en ünlü hikayesi..Çölde yıldızların altında başlıyor hikaye..Rüzgarlı bir çöl gecesinde hüzünlü bir şarkının nameleri ile..

Efendi  Ebu Nuaym dertleşir Numan ile..Çocuğu olmadığı için efendisine sabır ve tevekkülü tavsiye eder Numan..Geceler boyu yalvarışların ardından müjdeli haber gelir reisin hanımından..Hamiledir..

Ebu Nuaym artık bir oğul babasıdır..Reis oğlunun kulağına ezanla beraber ismini fısıldar..
Kays Kays Kays..
Ebu Nuaym artık bahtiyardır..Uslu bir çocuk olarak büyüyen Kays diğer çocuklardan farklıdır..Bakışları ile insanın içini dokunur..En iyi şekilde yetiştirilir..Reis oğlunu kervanlarla göndermeye başlar..Sonraları çobanlarla..

Yine çobanlarla bir yolculuğa çıkarlar..Gittikleri yeri çok seven Kays bir süre orada kalır..Sıkılında yurduna dönmek ister..Ayrılmadan çok sevdiği gölcüğe son kez gider ve Kays'ın Mecnun olma hikayesini o andan itibaren başlar..

Ben kitabın başından biraz bahsettim..Hikaye malum ama sonrasını kitaptan 
okumanızı tavsiye ediyorum..

Bu kitabı okumadan evvelde Leylâ ile Mecnûn'a dair Fuzuli başta olmak üzere eserler okudum..İskender PALA sonra..Sıra Sezai KOÇ'ta..Kahramanlar ve hikaye aynı buna rağmen her kitapta başka alemlere dalıyorsunuz..Nusret ÖZCAN'ınki  çok başka..Duygu yüklü..Aşkla yazıldığını kavrayabiliyorsunuz..Tasavvuftan yoksun Leyla ile Mecnun hikayesi düşünülemez buna rağmen yalın bir dille anlatıldığı için herkesin rahatlıkla okuyabileceği nitelikte.

Rahmetli Nusret ÖZCAN'a  bütün benliği ve yüreğindeki sonuz sevgisi ile kaleme aldığı güzide eseri için Allah razı olsun...Binler rahmet olsun..

"Kitab-ı Aşk" değdi gönlümüze..


" Ne din ne de yasalar yasaklamıştır Aşkı ; yürekler Allah'a aittir çünkü.Canların birbirinde kaynayıp erimesidir , yitirilmesi ve aranmamasıdır Aşk özünde olabilir canların ... "



" İştahla Yemek yerken hatırlayıp sevileni , Yemek boğazında düğümlenmiyorsa ; derin uykularda görülen rüyadan Hiçbiri Bir daha uyku girmiyorsa gözlere ; şen Bir mecliste adı anıldığında Paylaşmak başkalarıyla , inziva engin Bir Boyut kazanıyorsa ; hamasi Bir söylevin tam ortasında ki Bir Kelime , Bir Cümle ne dediğini bilmezleştiriyorsa insanı ; İŞTE odur Aşk O ki , gözkapakları kapandığında karanlıkları oğlu bulmuyorsa , ne cür'et aşktan SÖZ EDİLE !?.." .



" Alem Bir Aşk icin yaratılmış ve " Aşk imiş her ne var alemde !..."
 
 
Kurabiyeler Canım ablam Papatya Prenses'in; Muhteşem Kuru Meyveli Atom Kurabiyelerindedir ..